İmandan İhsana Tasavvuf

 

 

 



  

TASAVVUFUN LÜZÛMU

..:: 7 ::..

   Bir Mevlânâ âşığı olan Pakistanlı büyük mütefekkir Muhammed İkbâl, Türkiye'ye gelirken uçağın Türk hava sahâsına girmesi ile birlikte ayağa kalkmış, bir müddet öylece beklemişti. Yanındakiler sordu:
   "- Niçin böyle yaptınız?"
   O da, şu mânidar cevabı verdi:
   "- Bu topraklar, Hazret-i Mevlânâ'nın kabrinin bulunduğu mübârek topraklardır ve bu mukaddes mekânda yaşayan millet de öyle bir millettir ki, yıllarca İslâm'ın muhafızlığını yapmıştır. Eğer Türk milleti olmasaydı, İslâm, Arap yarımadasında hapsolurdu. Bunun içindir ki, gönlümde Hazret-i Mevlânâ'ya ve onun necîb milletine karşı sonsuz bir saygı ve ihtirâm vardır. İşte bundan dolayı, yâni onlara hürmeten ayağa kalktım."
   Böylesi bir muhabbet, hayranlık ve ihtiram dolu bu misâl de gösteriyor ki, tasavvufun yetiştirdiği ender şahsiyetlerden biri olan Hazret-i Mevlânâ'nın, vefatından asırlar sonra bile İkbâl gibi büyük bir mütefekkiri etkileyip onun şahsiyetinin şekillenmesinde rol oynaması ve gönül âlemini aşk, vecd, muhabbet, incelik, letâfet, mârifet gibi yüce hasletlerle tezyin edebilmesi, bir bakıma tasavvufun lüzûmunu sergileyen müstesnâ bir hakîkattir. Öyle ki, doğudan batıya kadar nice gönülleri kaynaştıran, olgunlaştıran ve zirveleştiren bir hakîkat!.. Asırları ve nesilleri kuşatan bir hakîkat!..


<<< Önceki Sayfa | Ana Menü

 

Ana Sayfa | Tasavvufun Mahiyeti | Tasavvufî Terbiye | Marifetullah ve İlahi Mevhibeler
Tasavvufî Bazı Meseleler | Hak Dostlarından Nasihatler | Tasavvufî kıssalar ve ibretler
E-mail: info@imandanihsanatasavvuf.com
Bu sitede yayınlanan yazılar, Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendinin kitap ve makalelerinden derlenmiştir.
© 2004-2007 - Her hakkı mahfuzdur.