İmandan İhsana Tasavvuf

 

 

 



  

TASAVVUFUN TARİFİ

..:: 4 ::..

   3. Tasavvuf, Sulhü Olmayan Mânevî Bir Cenktir
   Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri'ne âit olan bu târif, tasavvufun nefse karşı ömür boyunca devam eden bir mücâhede olduğunu ifâde etmektedir. Nefse karşı cihâd, nefsin meşrû olmayan bütün isteklerine mânî olmaktır.
   Harpler, muayyen zaman ve mekanlarda yapılır ve biter. Nefse karşı girişilen bu mücâhedenin ise bir ömür boyu inkıtâsız devâm ettirilmesi gerekir. Âyet-i kerîmede:
   "... Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kulluğa devâm et!" (el-Hicr, 99) buyurulmuştur.
   Cenâb-ı Hak, nefsin hîle ve desîselerine kapı aralayan "gaflet"e karşı dâimî bir teyakkuz hâlinde bulunup bu minvâl üzere kulluğa devâm edilmesini şöyle emretmiştir:

وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً

وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ وَلاَ تَكُن مِّنَ الْغَافِلِينَ

   "Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam Rabbini zikret! Gâfillerden olma!" (el-A'raf, 205)
   Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in bizzat iştirâk ettikleri ve "Gazvetü'l-Usra", yâni "Zorlu Sefer" adıyla anılan Tebük Gazvesi dönüşünde ifâde buyurdukları:
   "Şimdi küçük cihâddan büyük cihâda dönüyoruz." tâbirleri, şüphesiz ki bu târifin ilhâm kaynağıdır. Pek zorlu bir seferden sonra vârid olan bu söz üzerine:
   "Bundan daha büyük cihâd olur mu?" diye hayrete düşen ashâbına Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
   "- Evet! Şimdi küçük cihâddan en büyük cihâda; nefs ile mücâhedeye dönüyoruz!"1 şeklinde mukâbelede bulunmuşlardır.
   Asrımız araştırmacılarından R. Garaudy, İslâm'daki bu küçük ve büyük cihâd dengesinin önemini şöyle değerlendirir:
   Tamâmen İslâmî bir mânevî eğitim şekli olan tasavvuf, aslında insanı yaratılış gayesinden uzaklaştırıp nefsine mahkûm eden her türlü arzuya karşı yapılan iç mücâdele demektir. Bunun İslâm ıstılâhındaki adı büyük cihâddır. Müslümanları Allâh yolundan ayırıp kendisine râm eden her türlü iktidar, zenginlik ve yanlış bilgilere karşı, onun birlik ve âhengini sağlamak için çalışmak ise, küçük cihâd olarak adlandırılmıştır. Ferd ve cemiyetin saâdet ve selâmetini sağlayan da, bu iki cihâd arasındaki dengedir.2

   _____________________
    1.Süyûtî, Câmiu's-Sağîr, II, 73.
    2.Bkz. R. Garaudy, İslâm'ın Vaad Ettikleri, s. 47.

 


<<< Önceki Sayfa | Ana Menü | Sonraki Sayfa >>>

 

Ana Sayfa | Tasavvufun Mahiyeti | Tasavvufî Terbiye | Marifetullah ve İlahi Mevhibeler
Tasavvufî Bazı Meseleler | Hak Dostlarından Nasihatler | Tasavvufî kıssalar ve ibretler
E-mail: info@imandanihsanatasavvuf.com
Bu sitede yayınlanan yazılar, Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendinin kitap ve makalelerinden derlenmiştir.
© 2004-2007 - Her hakkı mahfuzdur.