TASAVVUFUN TARİFİ
..:: 2 ::..
Mutasavvıfın hedefi, kalbini, Hazret-i İbrâhim -aleyhisselâm- gibi dünyâdan sâlim ve ilâhî emirlere itaatkâr, Hazret-i İsmâil -aleyhisselâm- gibi Hakk'a teslim ve ilâhî takdîre râzı, Eyyûb -aleyhisselâm- gibi sabırlı kılmaktır. Müminin hüznü Dâvud -aleyhisselâm-'ın hüznü, fakirliği ise Hazret-i Îsâ -aleyhisselâm-'ın fakr ve istiğnâsı gibi olmalıdır.
Mutasavvıf, Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm-'ın münâcâtı esnâsındaki şevk ve iştiyakla lebâleb dolu bir gönle ve nihâyet Kâinâtın Fahr-i Ebedîsi Hazret-i Muhammed -aleyhissalâtü vesselâm-'ın ihlâsına, yâni Rabbine karşı olan muhabbet ve samimiyetine sahip olmaya çalışan kimsedir.
Ebû Hafs el-Haddâd:
"Tasavvuf, edepten ibârettir." diyerek onu, güzel ahlâkın en mükemmel bir hülâsası şeklinde târif etmiştir.
Hazret-i Mevlânâ da edeb hakkında şöyle der:
"Efendi! Bilmiş ol ki edeb, insanın bedenindeki ruhtur. Edeb, ricâlullâhın göz ve gönlünün nûrudur. Eğer şeytanın başını ezmek istersen, gözünü aç ve gör; şeytanı kahreden edeptir. İnsanoğlunda edeb bulunmazsa, o gerçekte insan değildir. İnsan ile hayvan arasındaki fark edeptir."
Diğer bir beytinin mânâsı da şöyledir:
"Aklım, kalbime: "Îmân nedir?" diye sordu. Kalbim ise aklımın kulağına eğilerek: "Îmân edepten ibârettir." dedi."
Başka bir şâir de, "edeb"i ne güzel nazmetmiştir:
Edeb bir tâc imiş nûr-i Hudâ'dan
Giy o tâcı emîn ol her belâdan
Bu itibarla evvelce tekke ve dergâhların yegâne îkaz levhalarından birisi de
" اَدَبْ ياَ هوُ " (Edeb yâ Hû!..) idi. 1
_________________
1.Bu ifâde edebe riâyete çağıran bir îkaz olduğu gibi, aynı zamanda "Yâ ilâhî! Edeb lutfeyle!" mânâsında bir niyâzdır.
<<< Önceki Sayfa | Ana Menü | Sonraki Sayfa >>>